Çarşı’ya Sert Tepki: “Terör” Vurgusu Ve İsim Kullanımı Üzerinden Barışa Mesafe Eleştirisi

Amedspor taraftarlarının iftar buluşması sonrası Çarşı’nın yaptığı açıklamada kullandığı ifadeler büyük tepki çekti. Özellikle “terörist istemiyoruz” vurgusu ve Amedspor ismine yönelik yaklaşım, birçok çevre tarafından barış ve kardeşlik karşıtı bir tutum olarak değerlendirildi.

HABERSpor
#Amedspor #Çarşı #KürtTaraftarlar #HalklarınKardeşliği #Barış #triün #Futbol #Ayrımcılık #Beşiktaş

Çarşı’ya Sert Tepki: “Terör” Vurgusu Ve İsim Kullanımı Üzerinden Barışa Mesafe Eleştirisi

Yayınlandı: 20 Mart 2026Güncellendi: 20 Mart 2026
PAYLAŞ:

Amedspor taraftarlarının İstanbul’da gerçekleştirdiği iftar buluşması, tribünler arası bir dayanışma girişimi olarak görülürken, Çarşı’nın bu buluşmaya ilişkin yaptığı açıklama tartışmanın yönünü sert bir şekilde değiştirdi.

Çarşı, yaptığı açıklamada etkinliğe kurumsal katılım sağlamadıklarını belirtirken, asıl tepki çeken bölüm kullanılan dil oldu. Açıklamada Amedspor’un doğrudan adı yerine “Diyarbakır ilimizin takımı” ifadesinin tercih edilmesi, birçok kişi tarafından bilinçli bir mesafe koyma olarak yorumlandı. Bununla birlikte “terörün her türlüsünü lanetliyoruz” ve özellikle “tribünlerde ve ülkemizde terörist istemiyoruz” ifadeleri, tartışmanın en sert noktası haline geldi.

Bu ifadeler, Amedspor’la yan yana gelmeyi “terör” bağlamına çeken bir söylem olarak değerlendirildi. Tepki gösteren kesimlere göre bu dil, yalnızca bir güvenlik hassasiyeti değil; Kürt kimliğiyle kurulan en basit temasın bile kriminalize edilmesi anlamına geliyor.

Mezopotamya Taraftar Derneği başta olmak üzere birçok taraftar oluşumu, Çarşı’nın açıklamasını açık bir şekilde eleştirdi. Dernek, kendisini yıllardır “muhalif” ve “sosyalist” değerlerle tanımlayan bir yapının, böylesine dışlayıcı ve üstten bir dil kullanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamada, halkların bir araya gelmesinden rahatsız olan bir yaklaşımın ne sosyalist ne de gerçekten halktan yana olabileceği vurgulandı.

Tepkilerin odağındaki bir diğer nokta ise, Çarşı’nın kullandığı dilin barış ve birlikte yaşam fikrine zarar verdiği yönündeki eleştiriler oldu. Bir iftar sofrasında yan yana gelmenin en temel insani temaslardan biri olduğu hatırlatılırken, bu temasın “terör” söylemiyle gölgelenmesinin, doğrudan halklar arası güveni zedelediği ifade edildi.

Çarşı’nın daha sonra yaptığı ikinci açıklamada birlik ve beraberlik mesajları verilse de, aynı “terör” vurgusunun tekrar edilmesi eleştirileri daha da sertleştirdi. Çünkü eleştirenlere göre sorun yalnızca yanlış anlaşılma değil, doğrudan kurulan zihniyetin kendisiydi.

Bugün gelinen noktada Çarşı, yıllardır savunduğunu iddia ettiği “halkların kardeşliği” söylemiyle açık bir çelişki içinde olmakla suçlanıyor. Eleştiriler, bu açıklamanın yalnızca bir iletişim hatası değil; barış ve birlikte yaşam fikrine mesafeli, hatta karşıt bir duruşun dışavurumu olduğu yönünde yoğunlaşıyor.

Tartışma artık bir iftar organizasyonunu aşmış durumda. Mesele, Türkiye’de tribünlerin gerçekten dayanışma mı ürettiği, yoksa kritik anlarda ayrıştırıcı reflekslere mi teslim olduğu sorusuna dönüşmüş durumda. Ve bu soruya verilen yanıtlar, Çarşı’nın son açıklamasıyla birlikte çok daha sert bir şekilde sorgulanıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.