Sağlıkta Çöküş Kapıda: '1000 ASM Yapacağız' Vaadiyle Eldekiler Satışa Çıktı, Halkın Sağlığı Tehlikede!

Şok edici bir gelişme! 😱 İktidar, '1000 yeni ASM yapacağız' derken, mevcut Aile Sağlığı Merkezlerini Cumhurbaşkanlığı Kararı ile satışa çıkardı. Halkın sağlığı tehlikede, temel hizmetlere erişim daha da zorlaşacak. Bu duruma sessiz kalmayalım! 📢

HABER
#SağlıkHakkı #ASMSatılıyor #HalkınSağlığı #SağlıktaDönüşüm #Muhalefet

Sağlıkta Çöküş Kapıda: '1000 ASM Yapacağız' Vaadiyle Eldekiler Satışa Çıktı, Halkın Sağlığı Tehlikede!

Yayınlandı: 2 Nisan 2026Güncellendi: 2 Nisan 2026
PAYLAŞ:

Sağlık sisteminde yaşanan dönüşümün, halkın temel sağlık hizmetlerine erişimini nasıl tehdit ettiğini gösteren yeni bir gelişme yaşandı. İktidarın '1000 yeni Aile Sağlığı Merkezi (ASM) kurma' vaatleri havada kalırken, mevcut ve işler durumdaki ASM'lerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle satışa çıkarılması, kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Bu durum, sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve vatandaşın en temel hakkı olan sağlık hizmetine erişiminin daha da zorlaşacağı endişelerini beraberinde getiriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, konuyu Meclis gündemine taşıyarak iktidarın çelişkili politikalarına dikkat çekti. İlgezdi, bir yandan yeni ASM'ler inşa edileceği yönünde açıklamalar yapılırken, diğer yandan halihazırda hizmet veren merkezlerin 'tasarruf' adı altında elden çıkarılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu satışların, özellikle dar gelirli vatandaşların ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlanan kesimlerin mağduriyetini artıracağı, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflamasına yol açacağı belirtiliyor.

Uzmanlar, aile hekimliği sisteminin temel direklerinden olan ASM'lerin özelleştirilmesinin veya satışının, birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesini düşüreceği konusunda uyarıyor. Halkın vergileriyle kurulan ve yıllardır hizmet veren bu merkezlerin, sadece ekonomik kaygılarla elden çıkarılması, sağlıkta erişimi daha da zorlaştıracak ve eşitsizlikleri derinleştirecektir. Bu kararın, salgın dönemlerinde dahi önemi bir kez daha anlaşılan birinci basamak sağlık hizmetlerini baltalaması, gelecekteki olası sağlık krizlerine karşı ülkeyi daha savunmasız bırakma riski taşıyor.

Halkın sağlığını doğrudan etkileyen bu kararın, şeffaf bir süreçle değil, bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile alınması, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının bypass edildiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor. İktidarın bu adımı, sağlık hizmetlerini bir hak olmaktan çıkarıp, piyasa koşullarına terk etme eğiliminin yeni bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Halkın sağlığı, kamu yararı gözetilmeden alınan bu tür kararlara kurban edilmemelidir.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.