
Cezaevlerinde hasta mahpusların durumu içler acısı! 💔 ATK'nin tahliye kararlarındaki engeller, yaşam haklarını tehdit ediyor. İnsanlık dışı bu duruma acilen son verilmeli! #HastaMahpuslar #Adalet
Cezaevlerinde Ölüm Gölgesi: Hasta Mahpuslar Neden Serbest Bırakılmıyor?
Türkiye cezaevlerinde kritik durumda bulunan hasta mahpusların sayısı her geçen gün artarken, tahliye süreçlerindeki engeller ve Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) tutumu kamuoyunda derin endişelere yol açıyor. Van Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Yöneticisi Hakan Bilekçi’nin dikkat çektiği üzere, hasta mahpusların sağlık haklarına erişimi ve yaşamlarını sürdürme mücadeleleri, mevcut sistemin insaniyet dışı uygulamalarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bilekçi, cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğine ve ATK’nin tahliye kararlarındaki keyfi uygulamalarına vurgu yaparak, birçok mahpusun tedavi hakkından mahrum bırakıldığını ve adeta ölüme terk edildiğini belirtiyor. Özellikle ağır hastalıklarla boğuşan bireylerin, yasal hakları olmasına rağmen, bürokratik engeller ve siyasi saiklerle tahliyelerinin geciktirilmesi, uluslararası insan hakları sözleşmelerine de aykırılık teşkil ediyor. Bu durum, hasta mahpusların aileleri için de tarifsiz bir acı kaynağına dönüşmüş durumda.
Muhalif gazetecilik perspektifinden bakıldığında, bu tablo, iktidarın insan hakları ve adalet söylemleri ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Hasta mahpusların durumu, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda ülkedeki hukuk devleti ilkesinin ve temel insan haklarının ne denli erozyona uğradığının da bir göstergesi. İktidarın bu konudaki sessizliği ve somut adım atmaktan kaçınması, cezaevlerindeki bu insani krizi daha da derinleştiriyor.
Halkların Demokratik Sosyal Medyası olarak, hasta mahpusların derhal serbest bırakılması ve sağlık hizmetlerine tam erişimlerinin sağlanması çağrımızı yineliyoruz. Bu, sadece bir temenni değil, evrensel bir insanlık görevidir. Yetkililerin, bu çağrıya kulak vererek, vicdanları rahatlatacak adımlar atması ve cezaevlerindeki bu dramatik tabloya son vermesi elzemdir. Aksi takdirde, her geçen gün artan mağduriyetler, toplumun vicdanında derin ve kalıcı yaralar açmaya devam edecektir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!