
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde Parlamento Kadın Grup Toplantısı’nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kadın mücadelesi, savaş politikaları, yargı uygulamaları ve Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel arka planına vurgu yapan Hatimoğulları, 8 Mart’ın tarihsel anlamını hatırlatarak kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sürdüğünü ifade etti. 1857’de New York’ta yaşamını yitiren tekstil işçilerini anan Hatimoğulları, kadın hareketinin tarihsel figürlerinden Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg’un yanı sıra Türkiye’de ve Kürt hareketinde yaşamını yitiren kadınları da andı.
Epstein dosyası ve “patriarkal kapitalizm” vurgusu
Hatimoğulları konuşmasında, kamuoyunda “Epstein dosyası” olarak bilinen sürece de değindi. Söz konusu dosyanın kadın ve çocuk bedenleri üzerindeki tahakkümü görünür kıldığını savunan Hatimoğulları, belgelerde adı geçen isimler hakkında Türkiye’de de soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi.
Bölgesel savaşlar ve İran açıklaması
Ortadoğu’daki gelişmelere değinen Hatimoğulları, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Filistin çatışması ve İran’a yönelik saldırılar üzerinden küresel savaş riskine dikkat çekti. İran’daki molla rejiminin baskıcı uygulamalarını eleştiren Hatimoğulları, çözümün dış müdahale değil demokratik dönüşüm olduğunu ifade etti.
“İran’ın kaderini İran halkları belirler” diyen Hatimoğulları, Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farsların demokratik zeminde söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Taraflara ateşkes ve müzakere çağrısında bulundu.
“Savaş kadınların kazanımlarını hedef alıyor”
Konuşmasında Rojava ve Şengal’deki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, savaşların kadın kazanımlarını hedef aldığını savundu. Bir direnişçi kadının saç örgüsünün kesilerek teşhir edilmesine atıf yapan Hatimoğulları, bu görüntünün dünya çapında kadın eylemlerinde sembole dönüştüğünü belirtti.
Afganistan’daki Taliban yönetimini, Boko Haram ve El Kaide gibi örgütleri de eleştiren Hatimoğulları, Irak’ta kadın hakları savunucusu Yenar Muhammed’in öldürülmesini kınadı.
Ekonomi, istihdam ve bütçe eleştirisi
Kadın emeğinin güvencesizleştiğini savunan Hatimoğulları, 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi’nde kadının güçlendirilmesine ayrılan payı eleştirdi. Aile politikalarının kadınları kamusal alandan çektiğini öne sürdü.
MESEM uygulamasına da değinen Hatimoğulları, çocukların ucuz işgücü haline getirildiğini ve kız çocuklarının risk altında olduğunu savundu.
Kadına yönelik şiddet ve yargı uygulamaları
Hatimoğulları, kadın cinayetlerine ve yargı kararlarına dikkat çekerek İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un etkin uygulanması çağrısında bulundu. Yeni açıklanan yargı paketini eleştiren Hatimoğulları, kadınların yaşam hakkının telefon hatlarıyla korunamayacağını söyledi.
Eğitim politikaları ve laiklik vurgusu
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak adlandırılan eğitim modelini eleştiren Hatimoğulları, toplumsal cinsiyet eşitliğinin müfredatta yer alması gerektiğini ifade etti. Laiklik bildirisine imza atan akademisyenler hakkında başlatılan soruşturmaların sonlandırılması çağrısında bulundu.
Yerel yönetimler ve kadın politikaları
Kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışını savunduklarını belirten Hatimoğulları, belediyelerde kadın yaşam merkezleri ve şiddetle mücadele protokolleri hayata geçirildiğini söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile baro arasında imzalanan protokolü “önemli bir adım” olarak değerlendirdi.
Öcalan açıklaması ve “demokratik entegrasyon” süreci
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısına atıfta bulunarak “demokratik entegrasyon” sürecinin önemine vurgu yaptı. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, kayyım atanan belediyelerin iadesi ve hasta tutukluların tahliyesi gibi başlıkları sıraladı.
Yerel demokrasinin güçlendirilmesi, eşit yurttaşlık temelinde yeni düzenlemeler yapılması ve örgütlenme özgürlüğünün genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
8 Mart çağrısı
Konuşmasının sonunda 8 Mart’ta alanlarda olacaklarını belirten Hatimoğulları, “Yaşasın Kadın Dayanışması” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla konuşmasını tamamladı.
Toplantıda ayrıca Sosyalist Kadın Meclislerinden Simay Ada Kart ile Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifinden Gülcan Tarkan da kısa konuşmalar yaptı.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!