Karadeniz'deki Sel Felaketleri: 'Doğanın Kaderi Değil, Rantın Kederi' Mi?

Karadeniz'deki sel ve heyelanlar sadece 'doğal afet' mi? 🌧️ Uzmanlar, plansız yapılaşma ve rant odaklı politikaların felaketleri büyüttüğünü söylüyor. Halkın can güvenliği riski devam ederken, kalıcı çözümler neden üretilmiyor? 🤔

HABER
#Karadeniz #SelFelaketi #DoğaKatliamı #RantDeğilHayat #HalkınSesi

Karadeniz'deki Sel Felaketleri: 'Doğanın Kaderi Değil, Rantın Kederi' Mi?

Yayınlandı: 4 Nisan 2026Güncellendi: 4 Nisan 2026
PAYLAŞ:

Karadeniz'in yeşil vadileri, her yıl tekrarlanan sel ve heyelanlarla adeta bir felaket döngüsüne hapsolmuş durumda. Resmi söylemlerde genellikle 'iklim krizi' veya 'doğal afet' olarak nitelendirilen bu yıkımlar, uzmanların gözünden bakıldığında çok daha derin ve insan eliyle yaratılan sorunlara işaret ediyor.

Doç. Dr. Erol Kesici gibi bilim insanları, bölgedeki sellerin sadece küresel iklim değişikliğinin bir sonucu olmadığını, aynı zamanda plansız kentleşme, dere yataklarının imara açılması, orman katliamları ve HES projeleri gibi uygulamaların felaketlerin boyutunu katladığını vurguluyor. Yıllardır yapılan uyarılara rağmen, Karadeniz'in eşsiz doğası, kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna feda ediliyor. Akarsu yataklarına inşa edilen yapılar, doğal su akışını engelleyerek en küçük yağışta bile büyük yıkımlara yol açıyor. Ormanlık alanların yok edilmesi ise toprağın su tutma kapasitesini azaltarak heyelan riskini artırıyor.

Bölge halkı, her yağmurda can ve mal güvenliği endişesiyle yaşarken, yetkililerin kalıcı çözümler üretmek yerine geçici pansumanlarla yetinmesi eleştirilerin odağında. Doğayla uyumlu bir yaşamın zorunluluğu defalarca dile getirilse de, uygulamadaki çarpıklıklar ve rant odaklı politikalar, Karadeniz'i her geçen gün daha kırılgan hale getiriyor. Bu durum, sadece doğal bir afet değil, aynı zamanda yanlış yönetim ve ihmallerin bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal bir felaket tablosu çiziyor.

Karadeniz'in bu acı kaderinden kurtulması için, bilimsel veriler ışığında, doğaya saygılı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin benimsenmesi şart. Dere yataklarının rehabilite edilmesi, ormanların korunması ve plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi gibi adımlar atılmadığı sürece, bölge halkının her yağmurda aynı korkuyu yaşamaya devam edeceği aşikar. Bu felaketler, doğanın bir 'kaderi' değil, yanlış politikaların ve göz ardı edilen uyarıların 'kederi' olarak tarihe geçiyor.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.