
Karadeniz'de yaşanan felaketlerin ardında sadece iklim değişikliği mi var? 🌧️ Uzmanlar, kesilen ormanlar, betonlaşan dereler ve plansız yapılaşmanın bu yıkımı tetiklediğini söylüyor. Doğanın çığlığına kulak verilmeli! #Karadeniz #DoğaKatliamı #AfetDeğilİhmal
Karadeniz'de Felaketlerin Arka Planı: Doğa Katliamı ve Sorumluların Sessizliği
Karadeniz Bölgesi, son dönemde yaşanan şiddetli yağışlarla birlikte bir kez daha afetin eşiğine geldi. Ancak uzmanlar, bu durumun sadece iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını, yıllardır süregelen doğa tahribatının felaketlerin boyutunu artırdığını vurguluyor. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu'nun dikkat çektiği üzere, kesilen ormanlar, betonlaşan dere yatakları ve doğaya aykırı yol yapım projeleri, Karadeniz'in doğal dengesini altüst etti. Yağışların felakete dönüşmesinin ardında yatan asıl neden, ekosisteme yapılan müdahaleler ve plansız kentleşme olarak gösteriliyor.
Bölgede artan sel ve heyelan olayları, doğanın insan eliyle nasıl dönüştürüldüğünün acı bir göstergesi. Ormanlık alanların madencilik, HES projeleri ve yerleşim yeri açma bahanesiyle yok edilmesi, toprağın su tutma kapasitesini ciddi şekilde azalttı. Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara dönüştürülmesi ise, yağmur sularının hızla akmasına ve yıkıcı gücünün artmasına neden oluyor. Bu durum, bölge halkının can ve mal güvenliğini tehdit ederken, tarım arazilerinin ve yerleşim birimlerinin de sular altında kalmasına yol açıyor.
Uzmanlar, Karadeniz'in coğrafi yapısının hassasiyetine rağmen, uzun yıllardır uygulanan politikaların bu hassasiyeti göz ardı ettiğini belirtiyor. Rant odaklı projeler ve kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna doğal varlıkların feda edilmesi, bölgeyi geri dönülmez bir felaket döngüsüne sokma riski taşıyor. Yaşanan her afetin ardından dile getirilen 'doğal afet' söylemi, aslında insan kaynaklı hataları ve sorumlulukları perdeleme amacı taşıyor. Oysa ki, bu felaketler, doğanın bir intikamı değil, yanlış yönetim ve ihmallerin kaçınılmaz sonuçlarıdır.
Karadeniz'in geleceği için acilen kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Doğal ekosistemi koruyan, dere yataklarını özgün hallerine döndüren, orman katliamına son veren ve plansız yapılaşmayı durduran adımlar atılmadığı sürece, bölge halkı her yağmurda aynı korku ve yıkımla yüzleşmeye devam edecektir. Bu durum, sadece çevresel bir kriz değil, aynı zamanda yönetenlerin halka karşı sorumluluklarını yerine getirmekteki eksikliklerinin de bir göstergesidir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!