
Ankara EAH'de yandaş sendika delege adaylarını 'sürgün' ile tehdit mi etti? 😱 CHP'li Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanı'na sordu: Hastaneleri kim yönetiyor, yönetim mi, yandaş sendika mı? Sağlık çalışanlarının özgür iradesine yapılan bu baskı kabul edilemez! #SağlıktaAdalet
Hastanelerde Yandaş Sendika Terörü: Sürgün Tehditleri Sağlık Sistemini Esir mi Alıyor?
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya yönelttiği sorular, sağlık sektöründeki yandaş sendika hegemonyasının ve baskı politikalarının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (EAH) yaşanan ve delege adaylarının 'sürgün' ile tehdit edildiği iddiaları, hastane yönetimlerinin değil, iktidara yakın sendikaların belirleyici güç haline geldiği endişesini doğurdu.
Akkuş İlgezdi'nin meclis kürsüsünden dile getirdiği bu vahim iddialar, sağlık çalışanlarının sendikal tercihlerine müdahale edildiği, farklı düşünenlerin mesleki geleceklerinin tehdit altına alındığı yönündeki şikayetleri doğrular nitelikte. Hastane yönetiminin, sendika seçimleri öncesinde iktidara yakın sendikanın delege adaylarını desteklemeyen sağlık personelini 'sürgün' ile korkutması, demokratik sendikal hakların açıkça ihlali anlamına geliyor. Bu durum, sağlık gibi kritik bir alanda dahi liyakat yerine sadakatin ön planda tutulduğu, çalışanların özgür iradelerinin baskılandığı bir tablo çiziyor.
Bu tür uygulamalar, sadece sendikal özgürlükleri değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin kalitesini de doğrudan etkiliyor. Motivasyonu kırılmış, gelecek kaygısı taşıyan sağlık çalışanlarının verimli ve etkin hizmet sunması beklenemez. Akkuş İlgezdi'nin 'Hastaneleri hastane yönetimi mi, yoksa yandaş sendika mı yönetiyor?' sorusu, sistemdeki çarpıklığın ve güç zehirlenmesinin geldiği noktayı özetliyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu iddialara şeffaf bir şekilde yanıt vermesi ve sorumlular hakkında gerekli adımları atması, hem sağlık çalışanlarının haklarını korumak hem de kamuoyunun güvenini yeniden tesis etmek adına büyük önem taşıyor.
Bu gelişmeler, sağlık sisteminde derinleşen sorunların sadece fiziki altyapı veya ekipman eksikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yönetimsel ve etik değerler açısından da ciddi bir erozyon yaşandığını gösteriyor. Halkın sağlığına doğrudan etki eden bu tür baskı ve tehdit politikalarının son bulması, adil ve liyakate dayalı bir sağlık sisteminin yeniden inşası için elzemdir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!