İTÜ'de Güvenlik Zafiyeti ve Taciz İddiaları: Öğrenci Hayatına Müdahale Yerine Gerçek Güvenlik Ne Zaman Sağlanacak?

İTÜ yurtlarında taciz iddiaları gündemde! 🚨 Eğitim Sen, kadın öğrencilerin yaşam tarzlarına müdahale edilirken, gerçek güvenlik zafiyetlerinin görmezden gelindiğini vurguladı. Üniversiteler öğrencilerin özgür ve güvenli alanları olmalı, denetim değil, koruma öncelikli olmalı! #ÖğrenciGüvenliği

HABER
#İTÜ #TacizeSessizKalma #EğitimSen #ÖğrenciHakları #ÜniversitedeGüvenlik

İTÜ'de Güvenlik Zafiyeti ve Taciz İddiaları: Öğrenci Hayatına Müdahale Yerine Gerçek Güvenlik Ne Zaman Sağlanacak?

Yayınlandı: 10 Nisan 2026Güncellendi: 14 Nisan 2026
PAYLAŞ:

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) yurtlarında yaşanan taciz iddiaları, üniversite yönetiminin ve ilgili kurumların güvenlik politikalarını bir kez daha tartışmaya açtı. Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamalar, öğrencilerin temel güvenlik haklarının göz ardı edildiğini ve bunun yerine yaşam tarzlarına yönelik denetimlerin önceliklendirildiğini ortaya koyuyor.

Sendika açıklamasında, üniversite yurtlarında kalan kadın öğrencilerin giriş-çıkış saatleri, sosyal yaşamları ve hatta kıyafetlerinin 'güvenlik' adı altında sürekli denetime tabi tutulduğuna dikkat çekiliyor. Ancak bu sıkı denetim mekanizmalarına rağmen, öğrencilerin maruz kaldığı taciz gibi ciddi güvenlik sorunlarının önlenememesi, uygulanan politikaların samimiyeti ve etkinliği konusunda derin soru işaretleri yaratıyor. Eğitim Sen, temel güvenlik sorumluluğunun yerine getirilmemesini 'kabul edilemez' olarak nitelendirerek, üniversite yönetimini ve YÖK'ü göreve çağırdı.

Bu olay, üniversite kampüslerinde ve yurtlarında öğrencilerin güvenliğinin sağlanması meselesinin, sadece kısıtlayıcı kurallarla değil, aynı zamanda şeffaf, hesap verebilir ve öğrenci odaklı politikalarla ele alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlayıcı uygulamalar yerine, taciz ve şiddeti önlemeye yönelik somut adımların atılması, mağdurların korunması ve faillerin adalet önüne çıkarılması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, gençlerin geleceklerini inşa ettikleri kurumlar, güvensizliğin ve denetimin gölgesinde kalmaya devam edecektir.

Bu tür olaylar, yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda üniversitelerin özgür düşünce ve güvenli ortam sağlama misyonunu da zedeliyor. Halkların Demokratik Sosyal Medyası olarak, üniversite yönetimlerini ve ilgili tüm kurumları, öğrencilerin gerçek güvenliğini sağlamaya yönelik acil ve etkili adımlar atmaya, yaşam tarzlarına yönelik denetimleri sonlandırmaya ve şeffaf bir soruşturma süreci yürütmeye davet ediyoruz. Öğrencilerin sesi duyulmalı ve güvenlikleri en üst düzeyde sağlanmalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.