
Doğum izinleri sevinci, torba yasayla gelen yeni sosyal medya kısıtlamalarıyla gölgelendi. 😔 BTK'ya verilen reklam yasağı ve erişim kısıtlama yetkileri, 'dijital güvenlik' adı altında ifade özgürlüğünü tehdit ediyor. Halkın haber alma hakkı yine tehlikede! ⚖️
Torba Yasayla Gelen 'Dijital Güvenlik' Perdesi Altında Yeni Sansür Dalgası: Annelerin Sevinci Yarım Kaldı
Hükümetin 'çocukların dijital güvenliği' gerekçesiyle sunduğu ve doğum izinlerini iki katına çıkaran maddelerle birlikte gelen torba yasa, kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirdi. Anneler için önemli bir kazanım olarak sunulan doğum izinleri, yasanın diğer maddelerinde yer alan sosyal medya kısıtlamaları ve sansür yetkileriyle gölgelendi. Halkların Demokratik Sosyal Medyası olarak, bu tür "torba" düzenlemelerin, toplumsal fayda kisvesi altında temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahaleleri gizleme eğilimini endişeyle takip ediyoruz.
Yeni düzenlemelerle birlikte Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) eliyle reklam yasakları, bant daraltma ve erişim kısıtlamaları gibi merkezi sansür araçlarının kapsamı genişletiliyor. Bu adımlar, ifade özgürlüğünü ve bilgiye erişim hakkını doğrudan tehdit etmektedir. Geçmişte de benzer yetkilerin siyasi muhalefeti susturmak ve eleştirel sesleri kısmak amacıyla kullanıldığına tanık olduk. 'Dijital güvenlik' kavramının, iktidarın kontrol alanını genişletmek için bir bahane olarak kullanılması, demokratik bir toplumun temel dinamiklerini zedelemektedir.
Doğum izinlerinin artırılması gibi olumlu bir adımın, dijital alandaki özgürlükleri kısıtlayan maddelerle aynı pakette sunulması, iktidarın toplumsal rızayı manipüle etme çabasının bir göstergesidir. Bir yandan annelerin taleplerine yanıt veriyormuş gibi görünürken, diğer yandan vatandaşların haber alma ve düşüncelerini ifade etme özgürlüklerine ağır darbeler indirilmektedir. Bu durum, hakların pazarlık konusu yapıldığı, bir elin verdiğini diğer elin aldığı bir tablo çizmektedir.
Bu yasa, sadece sosyal medya kullanıcılarını değil, aynı zamanda eleştirel gazeteciliği, sivil toplum kuruluşlarını ve muhalif sesleri de hedef almaktadır. Unutulmamalıdır ki, özgür ve şeffaf bir bilgi akışı olmadan, sağlıklı bir kamuoyu oluşamaz ve gerçek demokrasi işleyemez. HDSM olarak, bu tür kısıtlayıcı düzenlemelere karşı durmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Vatandaşların, kendilerine sunulan bu 'paket'in tüm içeriğini dikkatle incelemesi ve dijital özgürlüklerine sahip çıkması büyük önem taşımaktadır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!