
Gebze'deki metal işçileri, 28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma Günü'nde önemli bir mesaj verdi: İş cinayetleri kader değil, yaşam hakkı için mücadele edeceğiz! ✊ Sermayenin kar hırsı, işçi canından değerli olamaz. #İşçiSağlığı #GüvenliÇalışma
Metal İşçileri Gebze'den Seslendi: İş Cinayetleri Kader Değil, Mücadelemiz Yaşam İçin!
DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, 28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Mücadele Günü vesilesiyle Gebze'deki örgütlü fabrikalarda anlamlı açıklamalar gerçekleştirdi. Sendika üyeleri, her yıl yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetlerine karşı sessiz kalmayacaklarını, yaşam hakkı için mücadelelerini sürdüreceklerini bir kez daha vurguladı.
Gebze'nin sanayi bölgelerindeki fabrikalarda toplanan metal işçileri, işçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Yapılan açıklamalarda, sermayenin kar hırsının, işçilerin can güvenliğinin önüne geçtiği, denetim mekanizmalarının ise ya eksik ya da etkisiz kaldığı belirtildi. Sendika temsilcileri, iş cinayetlerinin 'kaza' olarak nitelendirilmesinin, sorumluların üzerindeki yükü hafifletme çabası olduğunu ve bu dilin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. İşçiler, her ölümün ardında bir ihmal zinciri olduğunu ve bu zincirin kırılması gerektiğini savundu.
Birleşik Metal-İş Sendikası, açıklamasında, işçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkının anayasal bir güvence olduğunu hatırlattı. Ancak pratikte bu hakkın sıkça ihlal edildiğini, gerekli yasal düzenlemelerin yapılmadığını ve mevcut yasaların da etkin bir şekilde uygulanmadığını ifade etti. Sendika, iş cinayetlerinin son bulması için işçilerin örgütlü mücadelesinin önemine vurgu yaparak, bu mücadelenin sadece sendikal bir talep değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet arayışı olduğunu belirtti.
Metal işçilerinin Gebze'den yükselen bu sesi, Türkiye'deki çalışma koşullarının acı gerçeklerini bir kez daha gözler önüne serdi. İşçilerin 'yaşamak ve yaşatmak için mücadele edeceğiz' şeklindeki kararlı duruşu, sermayenin dayattığı güvencesiz ve tehlikeli çalışma ortamlarına karşı bir direniş çağrısı niteliği taşıyor. Bu çağrı, sadece metal işçilerinin değil, tüm emekçilerin ortak talebi olan güvenli bir gelecek arayışının da bir yansımasıdır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!