Ali Laricani: ABD, Kürtleri İran’a Karşı Kışkırtmaya Çalıştı Ama Başaramadı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD ve İsrail’in İran’daki etnik grupları özellikle Kürtleri hükümete karşı kışkırtmaya çalıştığını ancak bu girişimin başarısız olduğunu savundu.

HABEROrtadoğu
#Iran #Kurdish #MiddleEast #Ortadoğu #Kürtler #IranPolitics #Geopolitics #ABD #Israel #RegionalPolitics

Ali Laricani: ABD, Kürtleri İran’a Karşı Kışkırtmaya Çalıştı Ama Başaramadı

Yayınlandı: 8 Mart 2026Güncellendi: 24 Nisan 2026
PAYLAŞ:

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, sekiz gündür devam eden savaşın seyri hakkında İran devlet medyasına açıklamalarda bulundu. Laricani, ABD ve İsrail’in İran’daki bazı etnik grupları, özellikle de Kürtleri Tahran yönetimine karşı harekete geçirmeye çalıştığını ileri sürdü.

Laricani’ye göre ABD, bazı Kürt gruplarla temas kurarak onları silahlı kalkışmaya teşvik etmeye çalıştı ancak bu girişim sonuç vermedi. İranlı yetkili, Kürtleri “İran’ın en ruhanî, kadim ve köklü halklarından biri” olarak tanımladı ve şu ifadeleri kullandı:

“Düşman, bazı etnik unsurları kışkırtarak ülkede ayrılıkçı zeminler oluşturmaya çalıştı. Kürt bölgelerindeki bazı gruplarla temas kurup destek sözü verdiler. Ancak bu halklar, ABD’nin bölgedeki, özellikle de Suriye’deki sicilini çok iyi biliyorlar. Bu vaatlerin aldatıcı olduğunu gördükleri için bu plana dahil olmadılar. Kürt halkı bu oyuna gelmedi.”

Laricani ayrıca yürütülen savaşın hedefinin yalnızca İran yönetiminde bir değişiklik yaratmak olmadığını, asıl amacın ülkeyi bölmek olduğunu savundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarına da değinen Laricani, Trump’ın İran’ın parçalanacağı yönündeki söylemlerinin Washington’un gerçek niyetini ortaya koyduğunu söyledi.

“Trump’ın İran’ın parçalanmak üzere olduğuna dair iddiaları, niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Venezüella’da denedikleri modellerin İran’da işe yarayacağını sanıyorlar ama yanılıyorlar. İran halkı, konu vatanın bölünmesi olduğunda hiçbir dış güçle iş birliği yapmaz.”

Laricani, sahadaki askeri gelişmelere ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu. ABD ve İsrail’in İran ordusunun moralini zayıflatmak için yapay zekâ araçları kullanarak bazı komutanların silah bıraktığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını ileri sürdü.

ABD’nin kendi kayıplarını gizlediğini iddia eden Laricani, “Bir grup Amerikan askeri elimizde esirdir” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Halkımızın ve liderimizin kanının intikamını durmaksızın alacağız. Trump bu bedeli ödemeli ve ödeyecek. Şu an bir grup Amerikan askeri elimizde esirdir. ABD yönetimi önce beş altı askerin öldüğü yalanını yaydı, ardından ‘kaza’ bahanesiyle bu rakamı artırmaya başladı. Gerçekleri halklarından saklıyorlar.”

Laricani, İran’a yönelik saldırılarda hava sahasını ya da topraklarını kullandıran bölge ülkelerine de uyarıda bulundu. ABD üslerinin İran’a karşı kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Laricani, böyle bir durumda karşılık vermenin İran’ın meşru hakkı olduğunu söyledi.

“Bölge ülkeleri ya ABD’nin topraklarını İran’a karşı kullanmasını engellemelidir ya da bunu biz bizzat yapmak zorunda kalacağız. İran, sınırlarından yönelecek tehditlere karşı sessiz kalmayacaktır.”

Laricani ayrıca İran lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ülkede büyük bir üzüntü yarattığını ancak aynı zamanda toplumda güçlü bir direnç duygusunu da ortaya çıkardığını ifade etti. Hükümetin savaş koşullarına rağmen gıda ve yakıt tedariki gibi temel ihtiyaçları karşılamaya devam ettiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Ortadoğu kategorisinden daha fazla haber

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı
HABER

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı

7 Nisan 2026’da ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkes, Ortadoğu halklarına kalıcı bir barış sunmaktan ziyade, küresel sermayenin ve enerji tekellerinin krizini hafifletmeyi amaçlayan taktiksel bir "nefes alma" arasıdır. Merkezine Hürmüz Boğazı’nın ve dolayısıyla petrol sevkiyatının güvenliğini alan bu mutabakat, savaşın faturasını kanıyla ve emeğiyle ödeyen işçi sınıfı için değil, kapitalist piyasaların selameti için kurgulanmıştır. Sahadaki saldırıların tamamen durmaması ve nükleer tehdidin sürmesi, emperyalist odakların ve bölgedeki gerici rejimlerin kendi krizlerini emekçilerin sırtına yüklemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerçek ve kalıcı barış ise ancak ezilen halkların ortak devrimci mücadelesiyle mümkündür.

16 gün önce
Devamını Oku
Kontrollü Savaştan Küresel Krize
HABER

Kontrollü Savaştan Küresel Krize

Orta Doğu'da savaş çıkacak mı diye beklemeyin; savaş çoktan başladı, sadece şu an pamuk ipliğine bağlı tehlikeli bir 'denge oyunu' izliyoruz. Asıl kabus, tek bir küçük hatayla (yanlış bir füze veya suikast) bu dengenin bozulup olayların tüm dünyayı içine çekecek durdurulamaz bir yangına dönüşmesidir. Mesele savaşın çıkması değil, pimi çekilmiş bu bombanın ne zaman patlayacağıdır.

29 gün önce
Devamını Oku
Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı
HABER

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı

Afrin’de yıllar süren çatışmalar ve demografik değişim sonrası, sürgün edilen Kürtlerin bir kısmı geri dönmeye başladı. Bu dönüşle birlikte ilk kez geniş katılımlı Newroz kutlamaları yapıldı. Bu sadece bir bayram değil; kimliğin, hafızanın ve varoluşun yeniden görünür olması anlamına geliyor. Ancak bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri nedeniyle bu geri dönüşün kalıcı olup olmayacağı hâlâ belirsiz.

30 gün önce
Devamını Oku

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.