Suriye Kürtlerinden İran Kürtlerine ABD Uyarısı

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürtler, İran Kürtlerini Tahran yönetimine karşı ABD ile ortak hareket etmemeleri konusunda uyardı. Suriyeli Kürtler, Washington ile kurdukları ilişkinin sonunda yalnız bırakıldıklarını belirterek, İranlı Kürtlerin aynı süreci yaşamaması gerektiğini söyledi.

HABEROrtadoğu
#SuriyeKürtleri #İranKürtleri #Kürtler #ABD #Washington #Tahran #Qamışlo #Ortadoğu #İran #Suriye #IrakKürdistanı #KürtSiyaseti #Özerklik

Suriye Kürtlerinden İran Kürtlerine ABD Uyarısı

Yayınlandı: 9 Mart 2026Güncellendi: 28 Nisan 2026
PAYLAŞ:

Suriye’nin kuzeydoğusunda yaşayan Kürtler, İran Kürtlerine dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Bölgedeki Kürtler, İran yönetimine karşı ABD ile birlikte hareket etmenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Washington’la kurulan ilişkilerin her zaman kalıcı bir güvence anlamına gelmediğini ifade etti.

Reuters’ın aktardığına göre, kuzey Irak’ta bulunan İranlı Kürt milisler son günlerde ABD ile, Batı İran’daki güvenlik güçlerine karşı olası adımları görüştü. Bu temasların, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.

Ancak Suriye Kürtleri, İranlı Kürtlerin bu süreçte son derece temkinli davranması gerektiğini savunuyor. Onlara göre, Washington’la kurulacak bir ortaklık kısa vadede fırsat gibi görünse de uzun vadede ağır sonuçlar doğurabilir.

Kuzeydoğu Suriye’deki Kürt kenti Qamışlo’da yaşayan 45 yaşındaki Saad Ali, Reuters’a yaptığı açıklamada, İran Kürtlerinin ABD ile ittifak kurmaması gerektiğini söyledi. Ali, “Umarım İran Kürtleri Amerika ile ittifak kurmaz, çünkü sonunda onları terk edecekler” dedi.

Ali, olası bir uzlaşma halinde Kürtlerin gözden çıkarılabileceğini belirterek, “Yarın onların İranlılarla bir anlaşma yapması halinde sizi ortadan kaldırırlar. Bizim yaptığımız hataları yapmayın” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki Kürt güçler, on yılı aşkın süre önce IŞİD’e karşı mücadelede ABD ile birlikte hareket etmiş, denetim altına aldıkları bölgelerde yarı özerk bir yapı kurmuştu. Ancak bu ortaklığın sonraki dönemde Kürtler açısından beklenen siyasi güvenceyi üretmediği vurgulanıyor.

Ocak ayında, Devlet Başkanı Ahmed el-Şara yönetimindeki yeni Suriye ordusu geniş çaplı bir harekâtla Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin büyük bölümünü ele geçirdi. Bu süreçte Suriye Kürtleri, ABD’den kendi lehlerine müdahil olmasını istedi. Ancak Washington bunun yerine Kürt güçlere, Şara yönetimindeki silahlı yapıyla birleşmeleri yönünde çağrı yaptı. Bu tutum, bölgede birçok Kürt tarafından açık bir hayal kırıklığı ve terk edilmişlik duygusuyla karşılandı.

ABD İle Yaşanan Deneyim Hâlâ Taze

Suriye Kürtleri açısından yaşananlar hâlâ acı bir deneyim olarak görülüyor. Bölgedeki birçok isim, İranlı Kürtlerin bu tabloyu dikkatle incelemesi gerektiğini söylüyor.

Qamışlo’da yaşayan 26 yaşındaki Suriyeli Kürt Amjad Kardo, İran’daki Kürtlerin kesin ve yazılı güvenceler almadan herhangi bir çatışmanın parçası olmaması gerektiğini belirtti. Kardo, “Bana göre İran’daki Kürtler net bir tutum almalı. ABD’den, İran’daki Kürt bölgelerinin geleceğine ilişkin kesin ve imzalı güvenceler almadan İran toprakları içinde hiçbir savaşa girmemeliler” dedi.

Kardo, Suriye Kürtlerinin özellikle ABD ile ilişkiler konusunda olumsuz bir deneyim yaşadığını vurgulayarak, Kürt direniş hareketlerinin yalnız bırakılmasının hafızalarda taze olduğunu söyledi.

Reuters’a konuşan İranlı bir Kürt kaynak da benzer kaygıların İranlı Kürt liderler arasında mevcut olduğunu aktardı. Aynı kaynağa göre, Kürt liderler kuzey Suriye’deki örneğe benzer biçimde “ihanete uğrama” ihtimalinden endişe ediyor. Bu nedenle ABD’den bazı güvenceler talep edildiği, ancak bu güvencelerin içeriğinin açıklanmadığı belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Reuters’a yaptığı açıklamada, Kürt güçlerin kuzey Irak’tan İran’a geçmesini “harika” olarak nitelendirmişti. Ancak ABD’nin böyle bir durumda hava desteği sağlayıp sağlamayacağına ilişkin soruya yanıt vermemişti.

Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada ise farklı bir tutum ortaya koydu. Gazetecilere konuşan Trump, Kürt savaşçıların İran’a girmesini istemediğini söyledi. Bu çelişkili açıklamalar da bölgedeki belirsizliği artırdı.

“Son Derece Dikkatli Olun” Çağrısı

Suriye Kürdistan İlerici Demokratik Partisi Başkanı Ahmed Barakat da İranlı Kürt güçlerin bu süreçte “son derece dikkatli” davranması gerektiğini söyledi.

Barakat, nihai kararın İranlı Kürtlere ait olduğunu belirtmekle birlikte, mevcut koşullarda ABD’nin çağrısını kabul etmenin Kürtler açısından doğru bir tercih olmayacağını savundu. Barakat’a göre, İran rejimiyle yüzleşmede ya da onu zayıflatma stratejisinde öncü güç haline gelmek, şu aşamada İran Kürtlerinin çıkarına görünmüyor.

Reuters’ın daha önce aktardığına göre, İsrail de yaklaşık bir yıldır Irak Kürdistan Bölgesi’nde bulunan İranlı Kürt silahlı gruplarla temas yürütüyor.

Kürtler, modern Ortadoğu sınırlarının Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasının ardından çizildiği süreçte devletsiz bırakılan halklardan biri olarak tanımlanıyor. Çoğunluğu Sünni Müslüman olan Kürtler, Farsçayla akraba bir dil konuşuyor ve Ermenistan, Irak, İran, Suriye ve Türkiye sınırlarına yayılan dağlık bölgelerde yaşıyor.

Irak’ta Kürtler, kendi bölgesel yönetimlerinin bulunduğu üç kuzey vilayetinde yaşıyor. Ancak İran, Türkiye ve artık Suriye’de de özerklik ya da devletleşme yönündeki hedefleri bugüne kadar karşılık bulmuş değil.

Kaynak: Reuters

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Ortadoğu kategorisinden daha fazla haber

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı
HABER

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı

7 Nisan 2026’da ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkes, Ortadoğu halklarına kalıcı bir barış sunmaktan ziyade, küresel sermayenin ve enerji tekellerinin krizini hafifletmeyi amaçlayan taktiksel bir "nefes alma" arasıdır. Merkezine Hürmüz Boğazı’nın ve dolayısıyla petrol sevkiyatının güvenliğini alan bu mutabakat, savaşın faturasını kanıyla ve emeğiyle ödeyen işçi sınıfı için değil, kapitalist piyasaların selameti için kurgulanmıştır. Sahadaki saldırıların tamamen durmaması ve nükleer tehdidin sürmesi, emperyalist odakların ve bölgedeki gerici rejimlerin kendi krizlerini emekçilerin sırtına yüklemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerçek ve kalıcı barış ise ancak ezilen halkların ortak devrimci mücadelesiyle mümkündür.

20 gün önce
Devamını Oku
Kontrollü Savaştan Küresel Krize
HABER

Kontrollü Savaştan Küresel Krize

Orta Doğu'da savaş çıkacak mı diye beklemeyin; savaş çoktan başladı, sadece şu an pamuk ipliğine bağlı tehlikeli bir 'denge oyunu' izliyoruz. Asıl kabus, tek bir küçük hatayla (yanlış bir füze veya suikast) bu dengenin bozulup olayların tüm dünyayı içine çekecek durdurulamaz bir yangına dönüşmesidir. Mesele savaşın çıkması değil, pimi çekilmiş bu bombanın ne zaman patlayacağıdır.

yaklaşık 1 ay önce
Devamını Oku
Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı
HABER

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı

Afrin’de yıllar süren çatışmalar ve demografik değişim sonrası, sürgün edilen Kürtlerin bir kısmı geri dönmeye başladı. Bu dönüşle birlikte ilk kez geniş katılımlı Newroz kutlamaları yapıldı. Bu sadece bir bayram değil; kimliğin, hafızanın ve varoluşun yeniden görünür olması anlamına geliyor. Ancak bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri nedeniyle bu geri dönüşün kalıcı olup olmayacağı hâlâ belirsiz.

yaklaşık 1 ay önce
Devamını Oku

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.