
DSG Genel Komutanlık üyesi Sipan Hemo, Suriye Arap Cumhuriyeti Doğu Bölgesi Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı. Atama, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşma kapsamında gerçekleşti.
DSG Komutanı Sipan Hemo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Olarak Atandı
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanlık üyesi Sipan Hemo, Suriye Arap Cumhuriyeti Doğu Bölgesi Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı. Atama kararı, Suriye Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi tarafından duyuruldu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşma kapsamında, özerk yönetimin belirleyeceği bir kişinin savunma bakan yardımcılığı görevine getirilmesi konusunda mutabakat sağlanmıştı.
Söz konusu anlaşma çerçevesinde atılması beklenen adımlardan biri bugün hayata geçirildi. Yapılan açıklamaya göre DSG Genel Komutanlık üyesi Sipan Hemo, Suriye Arap Cumhuriyeti Doğu Bölgesi Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Bu atamanın, Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi ile Şam yönetimi arasında yürütülen siyasi ve askeri entegrasyon sürecinin önemli adımlarından biri olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
İlgili Yazılar

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı

Kontrollü Savaştan Küresel Krize

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı

İsrail–İran Gerilimi Kontrolden Çıkıyor: Bölgesel Savaş Kapıda
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
Ortadoğu kategorisinden daha fazla haber

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı
7 Nisan 2026’da ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkes, Ortadoğu halklarına kalıcı bir barış sunmaktan ziyade, küresel sermayenin ve enerji tekellerinin krizini hafifletmeyi amaçlayan taktiksel bir "nefes alma" arasıdır. Merkezine Hürmüz Boğazı’nın ve dolayısıyla petrol sevkiyatının güvenliğini alan bu mutabakat, savaşın faturasını kanıyla ve emeğiyle ödeyen işçi sınıfı için değil, kapitalist piyasaların selameti için kurgulanmıştır. Sahadaki saldırıların tamamen durmaması ve nükleer tehdidin sürmesi, emperyalist odakların ve bölgedeki gerici rejimlerin kendi krizlerini emekçilerin sırtına yüklemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerçek ve kalıcı barış ise ancak ezilen halkların ortak devrimci mücadelesiyle mümkündür.

Kontrollü Savaştan Küresel Krize
Orta Doğu'da savaş çıkacak mı diye beklemeyin; savaş çoktan başladı, sadece şu an pamuk ipliğine bağlı tehlikeli bir 'denge oyunu' izliyoruz. Asıl kabus, tek bir küçük hatayla (yanlış bir füze veya suikast) bu dengenin bozulup olayların tüm dünyayı içine çekecek durdurulamaz bir yangına dönüşmesidir. Mesele savaşın çıkması değil, pimi çekilmiş bu bombanın ne zaman patlayacağıdır.

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı
Afrin’de yıllar süren çatışmalar ve demografik değişim sonrası, sürgün edilen Kürtlerin bir kısmı geri dönmeye başladı. Bu dönüşle birlikte ilk kez geniş katılımlı Newroz kutlamaları yapıldı. Bu sadece bir bayram değil; kimliğin, hafızanın ve varoluşun yeniden görünür olması anlamına geliyor. Ancak bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri nedeniyle bu geri dönüşün kalıcı olup olmayacağı hâlâ belirsiz.