
Rojin Kabaiş dosyasındaki son gelişmeleri değerlendiren avukat Fatma Ülgen, telefonun şifresinin hâlâ açılamadığını belirterek cihazın üretici firmaya gönderilmesini talep ettiklerini söyledi. Dosyada ayrıca 2 bin 500 kişiye ait DNA incelemesinin sürdüğü açıklandı.
Rojin Kabaiş Dosyasında Telefonun Üretici Firmaya Gönderilmesi Talep Edildi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in kaybolduktan 18 gün sonra cenazesine ulaşılmasına ilişkin başlatılan soruşturma sürerken, dosyada yeni gelişmeler yaşandı. Avukat Fatma Ülgen, soruşturmanın kritik başlıklarından biri olan telefon incelemesi ve DNA çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin dosyada bir yılı aşkın süredir gizlilik kararı bulunurken, yakın dönemde dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporunun daha önce tespit edilen iki erkek DNA’sının bulaş olmadığını ortaya koyduğu belirtildi. Bunun yanında inceleme amacıyla İspanya’ya gönderilen telefona ilişkin gelen raporda, cihazın şifresinin çözülemediği ve bu nedenle verilere ulaşılamadığı ifade edildi.
Avukat Fatma Ülgen, telefonun şifresinin açılması ve içindeki verilerin incelenmesi yönündeki taleplerini uzun süredir dile getirdiklerini, ancak buna rağmen somut adımın çok geç atıldığını söyledi. Ülgen, Türkiye’de açılamadığı belirtilen telefon için alternatif yöntemler talep ettiklerini, buna rağmen cihazın ancak bir yıl sonra İspanya’ya gönderildiğini ve oradan da şifrenin kırılamadığı yönünde rapor geldiğini aktardı.
Telefonun bugüne kadar hâlâ açılamamış olmasının soruşturmanın etkin yürütülmediğini gösterdiğini vurgulayan Ülgen, pek çok soruşturmada telefon şifrelerinin kısa sürede çözülebildiğini hatırlatarak, bu dosyada neden benzer bir sonucun alınamadığını sorguladıklarını ifade etti. Telefonda yer alabilecek verilerin, olayın aydınlatılması açısından hayati deliller barındırabileceğine dikkat çekti.
Dosyanın bir diğer önemli başlığı olan DNA incelemeleri hakkında da bilgi veren Ülgen, Rojin Kabaiş’in cansız bedeni üzerinde iki farklı kişiye ait DNA örneği tespit edildiğini, şu ana kadar yaklaşık 150 kişiye ait DNA incelemesinin tamamlandığını ve bu örneklerle eşleşme bulunmadığını belirtti. Buna karşılık 2 bin 500 kişiye ait DNA incelemesinin ise hâlen sürdüğü kaydedildi.
Fatma Ülgen, şüpheli kadın ölümlerinde her delilin büyük önem taşıdığını, bu nedenle hem telefon verilerinin hem de DNA araştırmalarının hızlı ve titiz şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi. Soruşturmanın yavaş ilerlemesinin cezasızlık kültürünü derinleştirdiğini savunan Ülgen, etkin ve şeffaf yürütülmeyen süreçlerin failleri koruyan bir tabloya yol açtığını dile getirdi.
Açıklamasında kamuoyu baskısının soruşturma üzerinde etkili olduğuna da değinen Ülgen, ilk günlerde arama çalışmalarının dar bir alanda yürütüldüğünü, ancak aile mücadelesi ve toplumsal dayanışma sayesinde bu çalışmaların genişletildiğini söyledi. Dosyaya ikinci bir savcının atanmasının da yine bu kamuoyu desteğinin sonucu olduğunu belirten Ülgen, yeni süreçte araştırmaların daha derinleştiğini ifade etti.
Son olarak aile ile birlikte savcıyla yaptıkları görüşmeye değinen Ülgen, telefonun açılmasına ilişkin taleplerini yinelediklerini ve cihazın üretici firmaya gönderilmesini resmen talep ettiklerini açıkladı. DNA incelemelerine dair taleplerin de savcılık tarafından değerlendirildiğini belirten Ülgen, Rojin’e ne olduğunun ortaya çıkması ve hakikatin açığa çıkması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
JinNews
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
İlgili Yazılar

Cumartesi Anneleri 1094’üncü Haftada Sordu: Yusuf Erişti Nerede?

Wan Barosu: Başvurulara Rağmen Korunmayan Kadınlar Katledildi

24’üncü Feminist Gece Yürüyüşü: Kadınlar yasağa rağmen Taksim’e aktı

8 Mart: Patriarkaya, Sermayeye ve Erkek-Devlet Şiddetine Karşı Topyekün İsyan
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
Kadın kategorisinden daha fazla haber

Cumartesi Anneleri 1094’üncü Haftada Sordu: Yusuf Erişti Nerede?
Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdikleri 1094’üncü hafta eyleminde 1991’de gözaltında kaybedilen Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu. Aileler ve hak savunucuları, “Bu ülkenin kayıpları nerede?” diyerek adalet çağrısını yineledi.

Wan Barosu: Başvurulara Rağmen Korunmayan Kadınlar Katledildi
Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi Üyesi Jiyan Özkaplan, son bir haftada şüpheli şekilde yaşamını yitiren 5 kadından 3’ünün katledildiğini belirterek, kadınların defalarca yardım başvurusunda bulunmasına rağmen korunmadığını söyledi. Özkaplan, 6284 sayılı yasanın kâğıt üzerinde bırakıldığını, cezasızlık ve iyi hal indirimlerinin ise failleri cesaretlendirdiğini vurguladı.

24’üncü Feminist Gece Yürüyüşü: Kadınlar yasağa rağmen Taksim’e aktı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul’da Taksim ve çevresi polis bariyerleriyle kapatıldı. Tüm engellemelere rağmen kadınlar Sıraselviler’de toplanarak 24’üncü Feminist Gece Yürüyüşü’nü gerçekleştirdi. Yürüyüşte kadın dayanışması, savaş karşıtlığı ve özgürlük talepleri öne çıktı.