
Irak’ın kuzeyinde konuşlanan İranlı Kürt savaşçılar, İran rejimine karşı olası bir kara operasyonu için hazır olduklarını söylüyor. Peşmerge komutanları ise “Adalet istiyoruz, intikam değil” mesajı veriyor.
Sürgündeki İranlı Kürt Savaşçılar Sınırda Bekliyor: “Rejim Düşerse Eve Döneceğiz”
İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde, Irak’ın kuzeyinde bulunan İranlı Kürt savaşçılar olası bir çatışma ihtimali karşısında bekleyişlerini sürdürüyor. Sürgünde yaşayan birçok Kürt savaşçı, İran’da hayatını kaybeden yakınlarının anılarıyla ülkelerine geri dönme umudunu taşıdıklarını söylüyor.
Irak’ın kuzeyindeki dağlık bölgelerde kurulan kamplarda eğitim veren Komala örgütüne bağlı peşmerge komutanlarından Shaho Bloori, İran rejiminin düşmesi halinde ilk olarak ailesinin mezarlarını ziyaret etmek istediğini belirtiyor. Bloori, İran’daki rejim tarafından idam edilen kardeşinin hikâyesini anlatarak yıllardır adalet beklediklerini ifade etti.
Komutan Bloori, rejim değişse bile intikam istemediklerini vurgulayarak “Kardeşimi idam eden kişi suçlu olsa bile onun da asılmasını istemem. Biz yeni bir baskı rejimi değil özgürlük istiyoruz” dedi.
Irak’ın kuzeyinde bulunan kamplarda çok sayıda İranlı Kürt savaşçının eğitim aldığı ve olası bir gelişme durumunda İran’a dönmeye hazır oldukları belirtiliyor. Komala yetkilileri ise yalnızca hava saldırılarının İran’daki yönetimi devirmeye yetmeyeceğini, kara operasyonlarının da belirleyici olacağını savunuyor.
Ancak bölgedeki dengeler oldukça hassas. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi savaşın kendi topraklarına yayılmasından endişe ediyor ve İranlı Kürt grupların faaliyetlerinin dikkat çekmemesi için temkinli davranıyor.
BBC muhabirlerinin ziyaret ettiği kampta, savaşçılar olası İran drone saldırılarına karşı dağların zirvelerinde nöbet tutuyor. Bölge, son günlerde insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların hedefi olurken bazı kampların yakınlarında patlamalar meydana geldiği bildirildi.
Kampta bulunan peşmergeler arasında kadın savaşçılar da yer alıyor. Savaşçılar sık sık İran’daki protestolarda da kullanılan “Jin, jiyan, azadî” sloganını dile getiriyor.
Komala yetkililerinden Amjad Hossein Panahi ise İran’daki rejimin yalnızca bombardımanla devrilemeyeceğini belirterek, kara güçlerinin müdahalesinin gerekli olduğunu savundu. Panahi, Kürt güçlerinin böyle bir senaryoda önemli rol oynayabileceğini söyledi.
Buna rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürütülen savaşta Kürt güçlerinin doğrudan müdahil olmasına sıcak bakmadığı yönünde açıklamaları bulunuyor. Bu nedenle İranlı Kürt savaşçıların savaşa katılıp katılmayacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Ortadoğu’nun en büyük etnik gruplarından biri olan Kürtler; Türkiye, İran, Irak ve Suriye’ye yayılmış durumda ve kendi devletleri bulunmuyor. Bölgedeki gelişmeler ise İranlı Kürt grupların gelecekteki rolünü yeniden tartışmaya açmış durumda.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!
İlgili Yazılar

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı

Kontrollü Savaştan Küresel Krize

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı

İsrail–İran Gerilimi Kontrolden Çıkıyor: Bölgesel Savaş Kapıda
İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler
Ortadoğu kategorisinden daha fazla haber

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı
7 Nisan 2026’da ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkes, Ortadoğu halklarına kalıcı bir barış sunmaktan ziyade, küresel sermayenin ve enerji tekellerinin krizini hafifletmeyi amaçlayan taktiksel bir "nefes alma" arasıdır. Merkezine Hürmüz Boğazı’nın ve dolayısıyla petrol sevkiyatının güvenliğini alan bu mutabakat, savaşın faturasını kanıyla ve emeğiyle ödeyen işçi sınıfı için değil, kapitalist piyasaların selameti için kurgulanmıştır. Sahadaki saldırıların tamamen durmaması ve nükleer tehdidin sürmesi, emperyalist odakların ve bölgedeki gerici rejimlerin kendi krizlerini emekçilerin sırtına yüklemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerçek ve kalıcı barış ise ancak ezilen halkların ortak devrimci mücadelesiyle mümkündür.

Kontrollü Savaştan Küresel Krize
Orta Doğu'da savaş çıkacak mı diye beklemeyin; savaş çoktan başladı, sadece şu an pamuk ipliğine bağlı tehlikeli bir 'denge oyunu' izliyoruz. Asıl kabus, tek bir küçük hatayla (yanlış bir füze veya suikast) bu dengenin bozulup olayların tüm dünyayı içine çekecek durdurulamaz bir yangına dönüşmesidir. Mesele savaşın çıkması değil, pimi çekilmiş bu bombanın ne zaman patlayacağıdır.

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı
Afrin’de yıllar süren çatışmalar ve demografik değişim sonrası, sürgün edilen Kürtlerin bir kısmı geri dönmeye başladı. Bu dönüşle birlikte ilk kez geniş katılımlı Newroz kutlamaları yapıldı. Bu sadece bir bayram değil; kimliğin, hafızanın ve varoluşun yeniden görünür olması anlamına geliyor. Ancak bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri nedeniyle bu geri dönüşün kalıcı olup olmayacağı hâlâ belirsiz.