Irak’ta Haşdi Şabi’ye Yönelik Hava Saldırıları: Bölgesel Savaşın Yeni Cephesi Irak Mı?

Mart 2026’da Irak’ta Haşdi Şabi (PMF) üslerine yönelik gerçekleştirilen kapsamlı hava saldırıları, Orta Doğu’da giderek büyüyen bölgesel gerilimin Irak sahasına taşındığını gösteriyor. Anbar, Kerkük, Musul ve Bağdat çevresindeki hedeflerin vurulması, İran ile ABD-İsrail ekseni arasında tırmanan çatışmanın artık Irak’ta da yeni bir cephe açtığına işaret ediyor. Bu gelişmeler yalnızca askeri bir operasyon değil, aynı zamanda Irak’ın iç dengelerini ve Kürt meselesi etrafındaki bölgesel siyaseti de etkileyebilecek bir döneme işaret ediyor.

HABEROrtadoğu
#Irak #HaşdiŞabi #PMF #Ortadoğu #Jeopolitik #IrakAnaliz #BölgeselGerilim #OrtadoğuSiyaseti #İran #ABD #İsrail

Irak’ta Haşdi Şabi’ye Yönelik Hava Saldırıları: Bölgesel Savaşın Yeni Cephesi Irak Mı?

Yayınlandı: 12 Mart 2026Güncellendi: 3 Mayıs 2026
PAYLAŞ:

## Irak’ta Haşdi Şabi Üsleri Hedefte

Mart 2026’nın ilk günlerinden itibaren Irak’ın farklı bölgelerinde Haşdi Şabi’ye bağlı üsler peş peşe hava saldırılarının hedefi oldu. Özellikle 12 Mart ve öncesindeki günlerde gerçekleşen saldırıların Anbar vilayetinde Akashat ve El-Kaim hattında yoğunlaştığı, bunun yanında Kerkük, Musul çevresindeki Ninova Ovası ve Bağdat yakınlarındaki bazı komuta merkezlerinin de hedef alındığı bildirildi.

Yerel güvenlik kaynakları ve saha raporlarına göre saldırılarda en az 30 ila 35 Haşdi Şabi mensubu hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı. Vurulan hedefler arasında özellikle İran’a yakınlığıyla bilinen bazı birliklerin öne çıktığı ifade ediliyor. Harakat Ansar Allah al-Awfiya’ya bağlı 19. Tugay, 40. Tugay ve Ninova Ovası’nda konuşlu Şebek ağırlıklı 30. Tugay’ın karargâhlarının doğrudan hedef alındığı belirtiliyor.

Bu tablo saldırıların rastgele değil, belirli askeri ağları hedef alan seçici bir operasyon zinciri olduğunu düşündürüyor.

## Bölgesel Gerilimin Irak Cephesi

Irak’taki son saldırıları anlamak için bölgedeki daha geniş tabloya bakmak gerekiyor. 28 Şubat 2026’da İran’daki bazı hedeflere yönelik başlatılan operasyonların ardından Orta Doğu’da tansiyon hızla yükseldi. İran’a yakın milis gruplarının son aylarda ABD üslerine ve İsrail’e yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları gerçekleştirdiği iddiaları, bölgesel çatışmanın vekil güçler üzerinden genişlediği bir döneme girildiğini gösteriyor.

Bu nedenle Irak’taki Haşdi Şabi hedeflerine yönelik saldırılar yalnızca taktik bir operasyon olarak değil, İran’ın bölgedeki askeri ağını zayıflatmaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Irak hükümeti ise saldırılara sert tepki göstererek bunları ülkenin egemenliğine açık bir ihlal olarak nitelendirdi.

Ancak Bağdat yönetiminin karşı karşıya olduğu ikilem oldukça karmaşık. Çünkü hedef alınan yapıların önemli bir bölümü resmi olarak Irak güvenlik sisteminin parçası kabul edilse de, sahada İran’a yakın paramiliter ağlarla güçlü bağlara sahip oldukları biliniyor.

## Haşdi Şabi’nin Rolü ve İran Bağlantısı

Haşdi Şabi 2014 yılında IŞİD’e karşı savaşmak amacıyla oluşturulan geniş bir milis koalisyonu olarak ortaya çıktı. Ancak zaman içinde yapı içindeki bazı gruplar İran Devrim Muhafızları ile yakın ilişkiler geliştirdi ve Irak’ın resmi güvenlik yapısı ile bölgesel güç dengeleri arasında karmaşık bir alan oluştu.

Bugün Haşdi Şabi içinde farklı eğilimler bulunuyor. Bir kısmı doğrudan İran’a yakın ideolojik milislerden oluşurken, bazı birlikler daha çok Irak devletiyle uyumlu hareket eden yapılar olarak görülüyor. Ayrıca yerel etnik ve dini gruplardan oluşan birlikler de bulunuyor; özellikle Ninova Ovası’nda konuşlu Şebek birlikleri bu kategoride değerlendiriliyor.

Bu nedenle son saldırıların yalnızca Irak’taki bir milis gücünü değil, aynı zamanda İran’ın bölgedeki vekil ağını hedef aldığı yorumları giderek daha sık dile getiriliyor.

## Türkiye, Türkmenler ve Irak’taki Denge

Irak sahasında dikkat çeken bir diğer boyut ise Türkiye’nin bölgede kurduğu siyasi ve güvenlik dengesi. Ankara uzun süredir Kerkük, Musul ve Telafer çevresindeki Türkmen topluluklarıyla yakın ilişkiler yürütüyor ve bu bölgelerdeki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Ancak Irak’taki bazı Türkmen unsurların aynı zamanda Haşdi Şabi yapısı içinde yer alması, bölgesel denklemi daha da karmaşık hale getiriyor. Bir yandan Türkiye Kürt güçlerinin tartışmalı bölgelerdeki etkisini sınırlamak isterken, diğer yandan İran’a yakın milis ağlarıyla aynı sahada bulunmak zorunda kalıyor.

Bölgedeki gerilim büyüdükçe Ankara’nın bu hassas dengeyi koruması giderek zorlaşabilir. Özellikle Irak’ta İran’a yakın milis yapılarının hedef alınması, Türkiye’nin de bölgede yeni bir stratejik pozisyon belirlemek zorunda kalabileceği yorumlarına yol açıyor.

## Kürt Bölgeleri ve Güç Dengesi

Irak’taki gelişmeler Kürt bölgelerini de doğrudan etkileyebilir. Haşdi Şabi güçleri özellikle Kerkük çevresi ve Ninova Ovası gibi tartışmalı bölgelerde Kürt yönetimi ile zaman zaman gerilim yaşayan aktörler arasında yer alıyor.

Eğer Haşdi Şabi’nin askeri kapasitesi zayıflarsa, Kürt güçlerinin bu bölgelerde yeniden daha güçlü bir siyasi ve askeri varlık kurması ihtimali gündeme gelebilir. Bu nedenle bazı gözlemcilere göre Irak’taki son saldırılar yalnızca İran’a karşı yürütülen bir operasyon değil, aynı zamanda Irak’ın iç güç dengelerini de yeniden şekillendirebilecek bir sürecin başlangıcı olabilir.

## Irak Yeni Bir Çatışma Alanına mı Dönüşüyor?

Mart 2026’da gerçekleşen saldırılar Irak’ın yeniden büyük güç rekabetinin merkezlerinden biri haline geldiğini gösteriyor. İran ile ABD-İsrail ekseni arasındaki vekâlet savaşları, Irak içindeki milis dengeleri, Kürt bölgeleri üzerindeki siyasi mücadele ve Türkiye’nin güvenlik politikaları aynı coğrafyada kesişiyor.

Bu çok katmanlı tablo Irak’ı yalnızca bir kriz bölgesi değil, Orta Doğu’nun geleceğini şekillendirebilecek en kritik jeopolitik sahalardan biri haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde Irak’ta yaşanacak gelişmeler yalnızca Bağdat’ın iç siyasetini değil, bölgedeki güç dengelerini de belirleyebilir.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

YORUM YAZ

Yorumunuz moderasyon onayından sonra yayınlanacaktır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Ortadoğu kategorisinden daha fazla haber

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı
HABER

Amerika, İsrail ve İran Arasındaki 2 Haftalık Ateşkes: Küresel Sermayenin Molası, Halkların Gerçek Barış Arayışı

7 Nisan 2026’da ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkes, Ortadoğu halklarına kalıcı bir barış sunmaktan ziyade, küresel sermayenin ve enerji tekellerinin krizini hafifletmeyi amaçlayan taktiksel bir "nefes alma" arasıdır. Merkezine Hürmüz Boğazı’nın ve dolayısıyla petrol sevkiyatının güvenliğini alan bu mutabakat, savaşın faturasını kanıyla ve emeğiyle ödeyen işçi sınıfı için değil, kapitalist piyasaların selameti için kurgulanmıştır. Sahadaki saldırıların tamamen durmaması ve nükleer tehdidin sürmesi, emperyalist odakların ve bölgedeki gerici rejimlerin kendi krizlerini emekçilerin sırtına yüklemeye devam edeceğini gösteriyor. Gerçek ve kalıcı barış ise ancak ezilen halkların ortak devrimci mücadelesiyle mümkündür.

26 gün önce
Devamını Oku
Kontrollü Savaştan Küresel Krize
HABER

Kontrollü Savaştan Küresel Krize

Orta Doğu'da savaş çıkacak mı diye beklemeyin; savaş çoktan başladı, sadece şu an pamuk ipliğine bağlı tehlikeli bir 'denge oyunu' izliyoruz. Asıl kabus, tek bir küçük hatayla (yanlış bir füze veya suikast) bu dengenin bozulup olayların tüm dünyayı içine çekecek durdurulamaz bir yangına dönüşmesidir. Mesele savaşın çıkması değil, pimi çekilmiş bu bombanın ne zaman patlayacağıdır.

yaklaşık 1 ay önce
Devamını Oku
Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı
HABER

Afrin’de Yıllar Sonra Newroz: Sürgünden Dönen Kürtler İlk Kez Kutladı

Afrin’de yıllar süren çatışmalar ve demografik değişim sonrası, sürgün edilen Kürtlerin bir kısmı geri dönmeye başladı. Bu dönüşle birlikte ilk kez geniş katılımlı Newroz kutlamaları yapıldı. Bu sadece bir bayram değil; kimliğin, hafızanın ve varoluşun yeniden görünür olması anlamına geliyor. Ancak bölgedeki siyasi ve güvenlik dengeleri nedeniyle bu geri dönüşün kalıcı olup olmayacağı hâlâ belirsiz.

yaklaşık 1 ay önce
Devamını Oku

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Güncel haberleri kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takip edin ve topluluğumuzun bir parçası olun.